Hamilelik Belirtileri

Hamilelikte Stres Algısının Yönetimi

Hamilelik, kadınların yaşamında farklılık gösteren süreçlerin yaşanmasına neden olabilmektedir. Fizyolojik, psikolojik ve sosyal değişimlere uyum sağlamada bazı zorluklar karşımıza çıkmaktadır. Kadınlar, önce gebeliğin kendilerine getirdiği değişimlere ardından anneliğe uyum süreciyle farklı ve karmaşık bir dönem yaşamaktadırlar. Annenin eğitim düzeyi, gebeliğe hazır hissetmesi, hayalleri, aile bireylerinin tutumları, ailenin sosyoekonomik durumu, annenin daha önce yaşadığı hastalıklar, gebelikte yaşanan risk gibi durumlar gebelik algısını ve gebeliğe uyum sürecini etkileyen unsurlardandır. Kadınlar arasında gebeliğin stresli olarak algılanıp algılanmaması kişiden kişiye değişmektedir. Gebelik sırasında hasta tanısı konması gebe ve ailenin endişe duymasıyla birlikte anksiyeteye neden olmaktadır. Riskli gebelerin hastaneden yatarak tedavi görmesi stres düzeylerinin yüksek düzeyde yaşanmasına neden olmaktadır.

Gebeliğin 18-20 haftasında yoğun bir stres yaşayan kadınlarda, yapılan çalışmalarda kan dolaşımında kortikotropin hormonunun yükseldiği görülmüştür. Kortikotropin salgılatıcı hormonunun erken doğun ile ilişkisinin olabileceği çalışmalarda ortaya konmuştur. Stres ve kaygının doğacak bebek üzerinde de etkileri olacağı unutulmamalıdır. Bu olumsuz etkiler ile doğan bebekler normalden daha düşük vücut ağırlığına sahip olmaktadır. Annenin gebelik ve doğun sürecinde önemli biyoloji değişikliklerin görüldüğü ve karmaşık psikolojik süreçleri içeren bir dönemdir. Genel olarak kadınların çoğu bu süreçte gebelik ve doğum ile birlikte oluşan fizyoloji, psikoloji ve sosyal değişimlere kolaylıkla uyum sağlarken, bazı kadınlar da ise bu süreç daha farklı işlemekte ve anne adaylarında ruhsal sorunlar oryaya çıkmaktadır. Gebelik döneminde yaşanan karmaşık duygularla oluşan stresle başa çıkma tarzları belirlemek önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Çünkü annenler bu dönemde stresle baş etmede yetersiz kaldıklarında; bebeğin ve annenin sağlığını tehlikeye atabilecek durumlar oluşabilmekte ve erken doğum, düşük doğum ya da bebekle ilgili olumsuz sonuçlarla karşılaşılabilmektedir.

Hamilelikte Stres Algısının Yönetimi

Annenlerin strese neden olabilecek etkenlerle karşılaşması kaçınılmazdır. Ancak prenatal dönemde kaygı ve strese neden olan faktörlerin sağlık çalışanlarına başvurarak, önlem almaya çalışılması son derece önemlidir. Bu tür risk grubundaki kadınların öncenden belirlenmesi önem taşımaktadır. Böylece stresin gebelik ve doğum sonucunda oluşturacağı olumsuz etkileri azaltabilecek ya da önleme amacıyla çalışmalar yapılabilecektir. Özellikle prenatal dönemdeki annelerin ruh sağlığının korunmasın, gebeliğe ve doğuma hazırlık kurslarına annenin katılması bu süreci daha rahat geçirmesine yardımcı olacaktır. Gebelikte, herhangi bir sağlık sorunuyla karşılaşılmasa da stresli ve karmaşık bir süreçtir. Yüksek riskli gebeliklerde bu durum daha da belirgin olarak yaşanmaktadır. Gebenin karşılaşabileceği sorunların farkında olunması ve annenin yakınları tarafından desteklenmesi bu dönemde çok önem taşımaktadır. Anne ve bebeğin sağlıklılarının daha iyi olmasına önemli katkı sağlanmış olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı